Kadınları mağdur duruma sokan konulardan bir başkası da Kuran’da kadınların dövülmesine izin verildiği iddiasıdır. Gerçekten Kuran’da kadınların dövülmesi ile ilgili emir bulunuyor mu? İlk önce net olarak söyleyelim: Evet! Öyle bir emir var, ama o emir sadece kadınlara yönelik değil, zina sucunu işleyen erkek ve kadınlara ilgilidir.

2-Zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yüz celde vurun… (Nur 24:2)

Ama burada söylemek istediğimiz şey Nisa suresi 34. ayetle ilgilidir. Bu ayeti olduğu gibi açıklamaya çalışacağız. Birçok ayet mealinde olduğu gibi burada da yanlışlar olduğu kanaatindeyiz. Nisa 34. ayeti şöyledir:

الرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاء بِمَا فَضَّلَ اللّهُ بَعْضَهُمْ عَلَى بَعْضٍ وَبِمَا أَنفَقُواْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِّلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّهُ وَاللاَّتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلاَ تَبْغُواْ عَلَيْهِنَّ سَبِيلاً إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا

Er ricâlu kavvâmûne alân nisâi bi mâ faddalallâhu ba’dahum alâ ba’dın ve bi mâ enfekû min emvâlihim. Fes sâlihâtu kânitâtun hâfizâtun lil gaybi bi mâ hafizallâh(hafizallâhu). Vellâtî tehâfûne nuşûzehunne fe ızûhunne vahcurûhunn (vahcurûhunne) fîl medâcıı vadrıbûhunne, fe in ata’nekum fe lâ tebgû aleyhinne sebîlâ(sebîlen). İnnallâhe kâne aliyyen kebîrâ(kebîran).

34-ALLAH her birine farklı özellikler verdiği ve erkekler nafaka verdikleri için onlar (erkekler) kadınları gözetirler. Evlilik için uygun (salihat) kadınlar- aile düzenine boyun eğer ve ALLAH'ın korumasını emrettiği (aile) sırlarını korurlar. Bu yasalara uymamaları (nüşuz) doğrusunda endişe duyduğunuzda kadınlara öğüt veriniz, sonra yataklarınızı ayırın ve (o da etkilemedi ise) onları çıkarınız/uzaklaştırınız. Size itaat ederlerse onlara karşı bir yol aramayın. ALLAH Yücedir, Büyüktür.(Nisa 4:34)

Genelde tüm meal ve tefsirlere baktığımız zaman صالحات/salihat kelimesine ‘iyi, erdemli kadınlar’ anlamının verildiğini görüyoruz. Oysa bizim görüşümüzce, ayette geçen bu ifade iyi, erdemli manasında değil, ailenin düzenini belirtmek amacıyla asıl sözlük anlamlarından biri olan El- leti tüslehü “uygun olan” manasında kullanılmıştır.

Bu ayeti “aile hayatı (evlilik)” ile ilişkilendirmemizin sebebi ise ayette geçen erkeklerin nafaka vermelerinden bahseden bölümüdür ve ayetin bütünlüğü için bu ayetin aile hakkında olması gerekmektedir zira bir sonraki ayette ailede boşanma olayından bahsetmektedir. Demek ki burada kullanılan “uygun kadınlar” tanımı ile zihinlere ‘aile hayatı için uygun kadınlar’ gelmesi gerekmektedir. Ayette aile hayatı için uygun kadınların özellikleri de şöyle açıklanmaktadır: aile düzenine boyun eğen ve ALLAH'ın korumasını emrettiği (aile) sırlarını koruyan kadınlar.‘Sırları’ diye çevirmemizin sebebine gelirsek; ayette tanımınحَافِظَاتٌ لِّلْغَيْبِ /hafizat lil-gayb olarak geçmesidir. ‘Hafizat’ ‘koruyan kadınlar’ demektir. Öte yandan ‘gayb’ ise ‘gözükmeyen, gizli şey’ manasındadır. Bu bağlamda bu tanımı ‘sırlar’ diye çevirmeyi daha uygun bulduk. Çoğunluk, hatta belki de tüm müfessirlerin ‘hafizat fi giyabi zevcihi’ yani ‘eşleri yanında bulunmadığı halde’ ya da ‘tek başlarına olsalar bile’ şeklindeki anlamı doğru bulmuyor burada kastedilenin ‘aile sırlarını koruyan kadınlar’ olduğunu düşünüyoruz.

Ayetin devamındaki وَاللاَّتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ/Vellâtî tehâfûne nuşûzehunne (tanımını ‘sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden endişe ettiğinizde” yerine yukarıda sayılan ‘yasalara uymamalarından endişe duyduğunuzda’ olarak çevirmemizin sebebi ise ayetin bütünlüğüne dikkat etmemizden kaynaklanmaktadır. Çoğunluk müfessirlerin iddia ettikleri gibi ‘kadınların ihanet etmesi’ yâ da ‘erkeklere karşı itaatsizlik etmeleri durumunda nüşuz) olarak çevrilen manalara katılmadığımızı belirterek, bu manaların ayetin ve Kuran’ın bütünlüğü ile uyuşmadığını düşünüyoruz. Özellikleنشُوز /nüşuz kelimesinin geçtiği başka bir ayete bakarsak ki orada erkeklerin nüşuzü söz konusudur- durumu daha net anlarız.

Eğer ‘nüşuz’ kelimesini bazılarının yorumladığı gibi ‘zina yapmak’, ‘iffetsizlik yapmak’ anlamında kabul edersek, o zaman Nisa suresinin 128. ayetini açıklamak mümkün olmaz. Zira iffetsizlik yapmak hem kadın ve hem erkek için caiz olmayan bir suçtur. Hâlbuki Nisa suresi 34. ayette ‘nüsuz’ yapan kadına dövülme cezası verilirken Nisa suresinin 128. ayeti aynı eylemi yapan erkek için bağışlanmayı istemektedir. Bu kadar çelişkili sonuçlara varmak Kuran’ın kullandığı kavramlara gelişi güzel anlam verilmesinden kaynaklanmaktadır.

Kitaplar listesi